Hizmetlerimiz > Enerji Taşları

Enerji Taşları

Açıklama :

HANGİ TAŞ HANGİ HASTALIĞA İYİ GELİR?

AGAT (Akik) ;

Dolaşım sistemi, cinsel organlardaki her türlü rahatsızlıklar, sinir sistemi rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Hamilelikte bebeği koruması için devamlı taşınmalıdır, hasta ve yorgun gözlere göz kapaklarının üzerine konularak gözler dinlendirilir.


AKUAMARİN;

Tiroit, hormon dengesini sağlar, dolaşım bozukluklarından oluşan her türlü rahatsızlıklara, astım, bronşit, grip, boğaz ağrısı, damar tıkanıklığı, yaşlılarda unutkanlık problemlerinde etkilidir.


ALTIN;

Romatizmaya (artrit ve artroz) karşı yararlıdır, hormon düzenini dengeler, yemek düzenini dengeler.


AMAZONİT;

Rahim ile ilgili rahatsızlıklardaetkilidir, doğum esnasında, kas ağrılarına özellikle boyun ve sırt bölgesindeki kasların gevşemesine yardımcı olur, migren, kalp problemlerine, dolaşım bozukluklarında çok etkili bir taştır. Metabolizmayı hızlandırır sinir sistemini dengeler.


AMATİST;

Cilt hastalıklarına, migrene karşı yararlıdır, sinir sistemi için sakinleştirici etkisi vardır, yüksek ve düşük tansiyonu dengeler, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanı temizler.


AVENTURİN;

Kalp bölgesine yararlıdır, bağırsak hastalıklarına etkilidir, yüksek kolestrolü düşürür, vücuttaki şişkinliği giderir, kabızlık ishal, cilt problemlerine, (akne, alerjiler) karşı etkilidir.


AY TAŞI;

Kadınlarda cinsel organdaki sorunlara, hipofizi etkileyerek hormon dengesini düzenler, tiroidi dengeler, metabolizmayı hızlandırır, sindirimi düzenler.


AZURİT;

Gözle ilgili her türlü rahatsızlıklara, yumurtalık ve adet sancılarına, karaciğer rahatsızlıklarına etkilidir,tiroidi dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir.


BAKIR;

Sinir sistemini korur, kas gerginliklerini ve romatizmaya bağlı her türlü ağrıları hafifletir, kan ve kan dolaşımını dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir, gripten korur, kansızlığa iyi gelir.


BERİL;

Karaciğer hastalıklarına, ishal, kabızlık, solunum yolu hastalıklarına, göz rahatsızlıklarına karşı etkilidir.


FİRUZE (TURKUAZ);

Solunum yolu hastalıklarına, boğaz ağrılarına, akciğer enfeksiyonlarına, diş problemlerine, diş eti rahatsızlıklarına  karşı etkilidir. Tiroit bezini olumlu etkiler.


GRANAT (LAL);

Bağışıklık sistemini güçlendirir, kasları güçlendirir, kan dolaşımını düzenler, karaciğer, böbrek, dalak ve pankreası olumlu etkiler.


HEMATİT;

Kanla ilgili tüm rahatsızlıklarda özellikle kansızlıkta, kanamalı bölgeye direkt konulursa kanı durdurma özelliği vardır. Varis gibi damar tıkanıklıklarına çok etkili bir taştır.


İNCİ;

Kemik ağrılarına, migrene, mide, dalak, bağırsaklar, beslenmeye bağlı cilt alerjilerine karşı çok etkilidir.


KALSEDON;

Solunum yolu hastalıklarında, ses telleri rahatsızlıklarında, kan basıncından dolayı oluşan göz hastalıklarında etkilidir.


KALSİT;

Kemik yapısı için önemli bir taştır, kemik erimesi, saç, diş ve tırnaklara özellikle çok iyi gelir. Yeşil kalsit düşük tansiyon ve kalp dolaşım sistemine etkisi büyüktür.


KAPLAN GÖZÜ;

Kemikleri ve eklemleri güçlendirir. Astım hastaları için bu taş çok etkilidir bu taşı yanlarında taşımaları lazımdır. Migren, baş ağrısı, hafıza zayıflamasına çok etkilidir.


KARNEOL;

Bağışıklık sistemini güçlendirir, mide karaciğer, böbreklere çok etkilidir, diş ve diş eti hastalıklarında kullanılır.


KEHRİBAR;

Sivilce, akne, siğil, egzema, gibi her türlü cilt problemine, eklem hastalıklarına, artrit, gut romatizma, boğaz enfeksyonlarına karşı etkilidir.


KUVARS (DAĞ KRİSTALİ);

Birçok hastalığa iyi gelir, özellikle damar tıkanıklarına, mide ve bağırsak hastalıklarına,felce karşı çok etkili bir taştır.


MALAHİT;

Bel fıtığı, romatizma eklem iltihapları, astıma karşı etkilidir, dolaşım sistemini dengeler, tansiyonu düşürür, sakinleştirici etkiye sahiptir bundan dolayı rahat bir uyku sağlar.


MERCAN;

Kalsiyum etkisi olduğundan özellikle menopoz döneminde kadınların devamlı takmaları gereken bir taştır. Kan ile ilgili her türlü hastalığa iyi gelir. Kalbi ve dalağı güçlendirir.


OPSİDYEN;

Kan dolaşımını düzenler, virütik hastalıklara, cilt mantarlarına, sindirim organlarındaki hastalıklara iyi gelir.


PEMBE KUARTS;

Kan ve kan dolaşımı üzerinde çok etkilidir. Kan dolaşımını düzenler, cinsel organlardaki hastalıklara karşı çok etkilidir.


SİTRİN;

Mide, bağırsak, dalak ve pankreas fonksiyonlarını, güçlendirir. Şeker hastalıklarına çok etkilidir.


TURMALİN;

Solunum yolu hastalıklarında, astım bronşit gibi hastalıklarda, kanın temizlenmesinde etkilidir, karaciğerin işlevini aktive eder. Vücudun hormon dengesini düzenler.


YEŞİM;

Böbrekler için etkili bir taştır. Toksin atımında da çok faydası vardır. Kalbi dolaşım sistemini ve sinir sistemini güçlendirir.

--------------------------------------------------------------------------

Affedemediklerimiz bizim yaşam enerjimizi düşürür, bizi kızgın ve öfkeli yapar, bağışıklık sistemimizi yavaşlatabilir hatta hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasta olmamıza sebep olabilir. Hastalıklar vücudumuzun sinyalleridir, genellikle zihinsel, ruhsal ya da duygusal olarak sorunlar olduğunu gösterir. Affedemediklerimiz, yaşadığımız travmalara sebep olan çevremizde ki insanlar ya da bizzat kendimiz de olabiliriz. Affetmek kişisel gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Bize zarar veren bu yükten kurtulmamız yani affetmemiz, özgürleşmemiz gerekir. Affetmek demek, seni ya da kendimi affettim demekle olmuyor ne yazık ki. Bu polyannacılıktan öte geçmez. Kişiyi o anda rahatlatsa bile, derinlerde yatan, bastırılmış olan öfke ve çözülmeyen sorun ileride çok daha ağır bir şekilde patlak verebilir. Affetmek bir süreçtir. Bir gün içinde affetmek sağlıklı bir affetme olmaz.

Affetmek demek olanları sineye çekmek değildir, affetmek demek olanı olduğu gibi kabul etmekte değildir. Affetmek, bildiklerinin en iyisi yapmışlardı demekte değildir. Affetmek, yapılanları onaylamak ya da hoş görmekte değildir. Affetmek olanları unutmakta değildir. Affetmek, affettim deyip özellikle kendimize mutluluk maskesi takmak, sahte gülümseyişler, sahte tavırlarda bulunmak hiç değildir. Affedemediğimiz kişi ve olayın bize verdiği acı vardır bunu yok sayamayız ancak unutulmamalıdır ki affetmeyi gerektiren her travma içinde önemli dersleride barındırır.

Gerçekten affetmek için, bizim değişime ihtiyacımız vardır. Değişmesi gerekenler olduğu için gerçekten affedemiyoruzdur. Bakış açımızı değiştirmeye ihtiyacımız vardır. Olaylara olan bakış açımız değiştiğinde affedilecek bir şeyin kalmadığını görürüz zaten. Neden affedemiyoruz. Bize zarar veren kişi ve olaylara izin veren biz değilmiydik? Bizde o olayların içinde değilmiydik? Bizimde bunda payımız yokmuydu? Kendi sınırlarımızı çizemeyen, öz sınırlarımızın ihlal edilmesine izin veren yine kendimiz değilmiydik? Evet bizdik. Buna izin veren bizdik başkası değil. Affetmek için önce farkında olmak, atılacak en büyük adımdır. Neden insanlara kızgınlık duyarız? Hangi sınırımızı aştılar, bize nasıl bir zarar verdiler? O sınırı aşmalarına biz izin vermeseydik o sınırı geçebilirlermiydi? Tabi bu demek değildir ki bundan sonra sınırlarımızı kale gibi öreceğiz, insanlarla aramızda bize zarar veremesinler diye büyük duvarlar olacak, hele bu hiç değil.

Her birey kendi yaşamından sorumludur ve kendisine ait alanına kimin ne kadar gireceğine de kişi kendisi karar verir. Bazen kendimizi hayatın akışında olaylara öylesine kaptırıyoruz ki, yaşam içinde karşılaştığımız olayların bizde yarattığı öğretiler için ince bir zeka ile planlanmış muhteşem ilahi planlar olduğunu unutuyoruz. Bunun farkındalığını hatırlamak bile bir affediştir. En büyük derslerimizi bize en çok acı veren olaylardan çıkartmadık mı? En büyük affediş yaşanılanlardan gerekli dersi almaktır. Ayrıca haklı olmaya çalışmak kavramından çıkmak demektir. İçsel sınırımızı iyi çizmek, kendimize değer vermek, kendimizi sevmek ve kendimize saygı duymak, özsaygımızı geliştirmek demektir. Bu farkındalığı bize öğreten kişi ve olaylara teşekkür etmek demektir. Gerçekten affetmek, kendimize verdiğimiz en büyük armağandır. Affetmek ayrıca koşulsuz sevgiyi öğrenmektir. Sevginin akmasına izin vermektir. İnsanlarla benzer yanlarımızın olduğunu da görebilmek ve kabul etmektir. Affetmek, sevmekle, bize ait olan sınırları çizmenin ayrımının farkına varmak bunların ikisini birbirine karıştırmamak demektir. Özgüvenimizin ve özsaygımızın artması demektir. Tüm yaşanılan olaylara dışarıdan bir gözle bakıyomuşçasına bütünü görebilmek ve analiz yapabilmektir. İnsanın cevaplarını aynı zamanda dönüp kendi içinde de araması demektir. Affetmeye çalıştıklarımızın bize ayna tutmasına teşekkür etmektir.

Affetmek, farkındalığı ve değişimi içeren bir süreçtir, bu süreçte kristallerden yardım alabiliriz.
İşlenmemiş doğal halde bir ametist kuvars kristali ile pembe kuvars kristalini birlikte kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ametistin, bilinç seviyemizi yükselten, farkındalığı arttıran bir etkisi vardır. Pembe kuvars ise özellikle affetme ile ilgili blokajları çözer, derinlerde yatan kin, öfke, nefret gibi bize zarar veren olumsuz duyguları ortaya çıkartıp sevgiye dönüştürür. Enerjisini İlahi ana kaynağın sevgisinden alır ve bu ilahi sevgi titreşimlerini kişiye yansıtır.

Bu iki kristali yan yana kalp hizasına yakın kolye şeklinde taşımak en etkili yollardan birisidir. Eğer aksesuar taşımayı sevmiyorsak o zaman doğal birer parça ametist ve pembe kuvars kayacı ile çalışma da yapılabilir. Eğer kristalleriniz yoksa buradan kendinize bahsi geçen kristallerden alabilirsiniz. Dükkanımdan alacağınız kristallere arzu ederseniz ücretsiz reiki uyumlaması da yapılacaktır.http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/   Kolye olsun kayaç olsun çalışma örneğini veriyorum
Yukarıda ki yazıyı iyice okuyup bunun farkındalığına vardıktan sonra;
Sol elimizde pembe kuvars, sağ elimizde ametist kalp hizasında tutuyoruz ve derin bir nefes alıp verdikten sonra aşağıda ki olumlamayı 3 er kez okuyoruz.

Olumlama
Sana karşı duyduğum ve beni yıpratan tüm olumsuz duygularımdan arınmaya ve seni affetmeye niyet ettim.
Ben seni şu anda affetmeyi kabul ediyorum. Çünkü bu duruma aslında ben izin verdim.
Bu dünyada oyun arkadaşım olduğunu kabul ediyorum.
Seninle yaşadığım her şeyin benim yüce hayrıma olduğunu kabul ediyorum. Gerekli derslerimi aldım.
Bundan dolayı senin varlığına şükrediyorum.
Bu yolda sevgiyle seni serbest bırakıyorum.
Seni affediyorum.
Kendimi affediyorum.

Bir süre kristalleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Yaradanın sevgi titreşimlerini taşıyan kristalleri kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz ve onlara bu ilahi sevgi enerjisini, titreşimlerini taşıdıkları için teşekkür ediyoruz. Yaradana sonsuz sevgi ve ışığını yansıttığı için şükrediyoruz. Yaşadıklarımızın aslında bizim olgunlaşmamız ve almamız gereken derslerimiz doğrultusunda ihtiyacımıza göre yaşadığımız için farkına varıyoruz ve şükrediyoruz.

Eğer affedemediğimiz kendimiz isek o zaman yukarıda ki olumlama yerine aşağıdaki olumlamayı söylüyoruz, yapılan işlemler ise aynı.

Olumlama(kendimiz için)
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.
Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.
Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben değerliyim.
Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.
Verdiğim her karar benim kendi seçimim.
Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi affediyorum.
Ben kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum.
Hayatı seviyorum.
Yaşamayı seviyorum.

Bu çalışmanın bir affetme süreci olduğu unutmayalım ve tamamen derinden affettiğimize inanana kadar bu çalışmayı her gün yapalım.

KAYNAK: Ayla Aydın

Randevu Talep Formu
Firma Adı :
Ad - Soyad* :
Mail* :
Telefon* :
Adres :
Notlar :